Épisodes

  • 6 Şubat ve Sonrası | Mehmet Yüksel
    Jan 22 2026

    Mehmet, Hataylı bir sosyal hizmet uzmanı ve hâlâ Hatay’da çalışıyor. 6 Şubat’tan sonra insani yardım deposunda, lojistik yönetim sürecinde görev alıyor. Hızla kurulan çağrı merkezinde gelen taleplere göre ihtiyaçların hazırlanıp sahaya gönderilmesini organize ediyor. Zaman zaman depodan çıkıp sahaya gittiği oluyor; onu en çok etkileyen anlardan biri de bu ziyaretlerden birinde yaşanıyor.

    Yeni doğum yapmış bir anneden bebek malzemesi talebi geliyor. Ulaşımı çok zor bir noktaya, yolların elverişsizliğine rağmen ihtiyaçlar ulaştırılıyor. Malzemeleri anneye verdiklerinde, annenin gözlerindeki ifadeyi hâlâ unutamadığını söylüyor. O bakışın, “her şeye rağmen burada kalmalıyım” demesine neden olan en güçlü içsel motivasyon olduğunu anlatıyor.

    Hatay’da hâlâ pek çok altyapı ve üstyapı sorunu olduğunu söylüyor ama özellikle altını çizdiği başka bir ihtiyaç var: bireysel psikolojik görüşmeler. Temel ihtiyaçlar karşılandıkça yas ve travmatik belirtilerin daha görünür hâle geldiğini, talebin arttığını; buna karşın sahadaki kurum ve uzman sayısının giderek azaldığını vurguluyor. Bu ihtiyacı karşılamakta zorlandıklarını ifade ediyor. Afet sahasındaki güncel durumu gündemde tutması ve sahada çalışan uzmanların sesini duyurması nedeniyle Afet Psikolojisi Platformu’na da özellikle teşekkür ediyor.

    Çizmeliler Podcast’inin bu bölümü, APP – Afet Psikolojisi Eğitim Modülü (APEM) kapsamında Bursa’daki ileri düzey kış tatbikatı sırasında, Bursa’da tatbikat alanında kaydedilmiştir.


    Afficher plus Afficher moins
    5 min
  • 6 Şubat ve Sonrası | Ruveyda Taşkaya
    Jan 15 2026

    Ruveyda, çocuk gelişim uzmanı. Afet çalışanı olmaya İzmir depremiyle başlıyor; Türkiye’de pek çok afette görev alıyor. 6 Şubat ise yaşadıklarının en büyüğü. İlk Malatya’ya gidiyor; eski görev yeri olduğu için duygusal bir bağı var. Şehrin yıkımını görmek onu derinden sarsıyor. 04.17’de Elazığ’dayken sabah Malatya’ya geçiyor ve öğlen olan depremi orada yaşıyor. İnsanların çaresizliği, yıkılan binalar, kaçışlar, toz bulutu, yağmur ve o anki kıpırdayamaz hâlleri hafızasında kalıyor. Yapabilecekleri olduğunu ama yapabilecek bir ortam olmadığını söylüyor.

    Sonrasında Adıyaman’a geçiyor. Kaldıkları yerler bile hasarlı binalar. Tüm bu ağır tablonun içinde onu ayakta tutan küçük bir an var. Psikososyal destek dışında ayni yardım götürdükleri bir köyde, yaşlı bir teyzenin gönderdiği 5 kilo sütle akşam ateş başında birlikte süt kaynatıyorlar. Teyzenin “siz çok yoruluyorsunuz, bu size şifa olsun” demesi, Ruveyda’yı en çok etkileyen anlardan biri oluyor. Biz kendimizi hatırlayamazken, bir başkasının bizi hatırlamasının ne kadar iyileştirici olduğunu anlatıyor.

    Daha önce çalıştığı afetlerde yıkım daha sınırlıydı; her seferinde eksikler vardı ama biraz daha toparlanabiliyorduk diyor. Bugün hâlâ gelişme olduğunu kabul ediyor ama insan kaynağının çok yetersiz olduğunu vurguluyor. “Yine böyle bir afet yaşarsak, yeter miyiz?” sorusuna hâlâ gönül rahatlığıyla evet diyemediğini söylüyor.

    Çizmeliler Podcast’inin bu bölümü, APP – Afet Psikolojisi Eğitim Modülü (APEM) kapsamında Bursa’daki ileri düzey kış tatbikatı sırasında, Bursa’da tatbikat alanında kaydedilmiştir.


    Afficher plus Afficher moins
    6 min
  • 6 Şubat ve Sonrası | Seda Kartal
    Jan 8 2026

    Seda, 6 Şubat depremini Hatay’da yaşamış ve hâlâ Hatay’da çalışan bir psikolog. Bu bölümde Seda, depremin ilk anlarında yaşadığı çaresizliği ve “geri dönemeyeceğini” fark ettiği o kırılma anını anlatıyor. Birkaç gün sonra eve döneceğini sanarken, belirsizliğin kalıcı hale geldiğini söylüyor.

    Üç yıl sonra Hatay’da hâlâ her şeyin kaotik olduğunu vurguluyor: yolların, zamanın, gündelik hayatın sürekli değiştiğini; plan yapmanın neredeyse imkânsızlaştığını anlatıyor. Oturumlara giderken bile enkazların önünden geçmek zorunda kalmanın yarattığı yükten söz ediyor.

    Seda’ya göre en zor olan ise sadece hayatta kalmaya çalışmanın bitmeyen yorgunluğu. Kaybolan dokuyla birlikte hafızanın da silinmeye başlaması… Hatırlayamamaktan duyulan suçluluk. “Keşke daha çok fotoğraf çekseydim” diyor ve şimdi hafızayı tutmak için bilinçli olarak kayda almaya çalıştığını ekliyor.

    Çizmeliler Podcast’inin bu bölümü, APP – Afet Psikolojisi Eğitim Modülü (APEM) kapsamında Bursa’daki ileri düzey kış tatbikatı sırasında, Bursa’da tatbikat alanında kaydedilmiştir.


    Afficher plus Afficher moins
    5 min
  • 6 Şubat ve Sonrası | Özlem Çolak
    Dec 18 2025

    Özlem, 13 yıldır insani yardım alanında çalışan deneyimli bir psikolog. Çok sayıda afette görev aldı; 6 Şubat’tan sonra da bölgeye gelerek uzun süre sahada kaldı. Hafızasında yer eden pek çok karşılaşma anı olduğunu söylüyor. En sarsıcı anlarından biri, depremin ilk haftasında Nurdağı’nda evinin başında bekleyen bir adamla konuşmaya çalıştığı o an. Hazır olmakla gerçekten hazırlıklı olmak arasındaki farkı orada anladığını, acıyla bu kadar çıplak bir şekilde karşılaşmanın ne kadar deneyimli olursan ol zorlayıcı olduğunu anlatıyor.

    Bir buçuk yıl sonra Antakya’da bir kafede yaşadığı başka bir karşılaşma ise etkisini hâlâ sürdürüyor: Hesabı öderken garsonun onu kayıp bir komşusuna benzetip “Belki bir haber alırız diye sevindik” demesi… Aradan bu kadar zaman geçmesine rağmen kayıpların gündelik hayatın içinde aniden karşına çıkması Özlem’i uzun süre sarsmış.

    Devam eden ihtiyaçlara baktığında en büyük eksikliğin tanınma” hali olduğunu söylüyor. Depremin ve etkilerinin ülke ölçeğinde gerçekten tanınmadığını, görünür olmadığını… Bu yüzden bu kadar hızlı unutulduğunu düşünüyor. Oysa tanınmayan bir meseleye dair çözüm üretmek de zorlaşıyor.

    Çözüme dair konuşurken en çok kendi üzerine düşünüyor Özlem: Gündelik sorunlarla mücadele ederken savunuculuk kapasitesinin azaldığını, öğrenilmiş çaresizliğin herkesi yorduğunu anlatıyor. Yine de gençlerle karşılaştıkça kendine sürekli şu soruyu sorduğunu söylüyor: “Neden bunu kabullendim? Neden başka türlüsünü düşünmeyi bıraktım?”

    Bölümde, afetin ardından sahada kalan bir uzmanın hafızasında yer eden bu karşılaşmaları ve bugün hâlâ süren ihtiyaçlara dair gözlemlerini duyacaksınız.


    Afficher plus Afficher moins
    9 min
  • 6 Şubat ve Sonrası | Deniz Onuk
    Dec 11 2025

    Deniz, aslen Adıyamanlı bir psikolog. Deprem sırasında şehirde değildi ama hemen ardından Adıyaman’a giderek psikososyal destek çalışmalarına katılıyor, ardından Maraş’a geçiyor. Onu en çok sarsan şeylerden biri, büyüdüğü sokaklarda çalışmak oluyor. Danışanların anlattığı her yer, onun da hafızasında bir karşılığı olan mekânlar. Bir yandan tanıdık olmak güç verirken, bir yandan da ağır bir yük bindiriyor.

    Konteynerda yaşamanın zorluğu, sürekli değişen ihtiyaçlara yetişmeye çalışma hâli ve sahadaki belirsizlik Deniz’in deneyiminin önemli bir kısmını oluşturuyor. Ona göre bugün hâlâ en büyük ihtiyaçlardan biri psikolojik destek. Sahada fonların çekilmesiyle birlikte STK’ların büyük kısmı ayrıldı, kalanların da yıl sonunda çekileceğini biliyor. “Akut dönem geçti mi geçmedi mi hâlâ tartışılıyor” derken, hala ulaşılamayan binlerce insan olduğunu söylüyor.

    Ve özellikle bir noktaya dikkat çekiyor: Yeni evlere geçiş süreci. İnsanlar yıllar sonra yeniden beton yapılara dönüyor ama bu dönüşümün psikolojik etkisine neredeyse hiç bakılmıyor. Oysa ona göre bu süreç, en az ilk günler kadar kırılgan ve ilgi gerektiriyor.


    Afficher plus Afficher moins
    7 min
  • 6 Şubat ve Sonrası | Sevilay Ayas
    Dec 4 2025

    Sevilay Ayas, UMKE gönüllüsü bir medikal kurtarmacı. Depremi duyar duymaz gitmek istemiş ama ilk hafta görev değişimi nedeniyle beklemek zorunda kalmış. Sekizinci gün Adıyaman’a vardığında, “işimi yapmaya gittim, Adıyamanlı olarak döndüm” diyor. Orada depremden etkilenmiş meslektaşlarıyla çalışmak ona bambaşka bir şey öğretmiş: Sadece afetzedeler değil, çalışanlar da desteğe ihtiyaç duyar. Meslektaşlarının zorlanma anlarında sabretmiş, sarılmış, yanlarında durmuş. Çadırda kalan bir meslektaşının kendi ihtiyacını görmezden gelişine tanık olmuş ve ona “Bu senin için” diyerek çorap uzatmış. O zamana kadar çalışanların da insani yardıma ihtiyaç duyabileceğini hiç düşünmediğini söylüyor. Bugün en çok vurguladığı şey şu: Afet hazırlığı yalnızca ekipman ya da planlama değil; aynı alanda temas edecek tüm meslek gruplarının birlikte tatbikat yapması, birbirini tanıması ve uzun soluklu bir hazırlık kültürü geliştirmesi gerekiyor. “Birlikte olursak güçleniriz” diyor.


    Afficher plus Afficher moins
    7 min
  • 6 Şubat ve Sonrası | Seyfullah Orhan
    Nov 27 2025
    • UMKE’de uzun yıllardır medikal kurtarma gönüllüsü olan biyolog Seyfullah Orhan, 6 Şubat haberini alır almaz Maraş’a gittiğini anlatıyor. Yıllardır birçok afette çalışmış biri olarak bile Maraş’taki yıkım, kaos ve koordinasyonsuzluk onu derinden sarsmış.

    • En çok da halkın hâlâ kendini motive etmeye çalışmasını, hayata tutunma çabasını unutmuyor. “Ben dışarıdan gelen biri olarak çökmüştüm, onlar ise ayakta kalmak için birbirlerine güç veriyorlardı” diyor.Seyfullah’a göre en büyük sorun, ilk aylardaki yoğun desteğin ardından insanların aniden yalnız bırakılması. “11 il yıkıldı; sadece binaları yapmakla hayat normale dönmüyor” diye ekliyor. Depremden etkilenenlerin yeniden işe yarayabildiğini, hayatın bir ucunu tutabildiğini hissedeceği sosyal bir düzene ihtiyaç olduğunu vurguluyor.Çözüm olarak ise net bir şey söylüyor: “Bu kadar büyük felaketlerde tek yol, önceki afetlerin deneyimlerini gerçekten dinlemek, uyarlamak ve bir kültür oluşturmak.”


    Afficher plus Afficher moins
    8 min
  • 6 Şubat ve Sonrası | Şirzat Ergin
    Nov 20 2025

    İnsani yardım çalışanı Şirzat Ergin, 6 Şubat’ın hemen ardından gittiği bölgede yaşadıklarını ve sahada bıraktığı izleri anlatıyor. Eğitimli bir arama kurtarma gönüllüsü olarak hazır hissetse de daha havaalanına indiği anda kaos, koordinasyonsuzluk ve lojistik sorunların gerçek yüzüyle karşılaştığını söylüyor. İlk günlerde İskenderun’da yürüttükleri arama kurtarma çalışmalarını, camına sıcaklığı vuran alevlerle uyandığı liman yangınını ve “hazır olmanın” aslında ne kadar göreceli bir kavram olduğunu paylaşıyor. Haftalık bir görev olarak başlayan sürecin onu tekrar tekrar Hatay’a döndürmesinin sebebinin, yapılan her iyi şeyin arkasında hâlâ yapılması gereken çok şey olduğunu fark etmek olduğunu anlatıyor. Bugün geriye baktığında en büyük sorunun, yaşanacakların öngörülememesi ve afet olmadan önce hazırlığın yeterince konuşulmaması olduğunu vurguluyor.

    Afficher plus Afficher moins
    8 min