Bu hafta "Gece Yarısı Simetrisi"nde, termodinamiğin o soğuk ve zalim yüzünü, Knidos’un kadim rüzgarıyla yıkıyoruz. Heisenberg’in Belirsizlik İlkesi’ni laboratuvarlardan çıkarıp, iki insan arasındaki o ölçülemeyen, o 'steril' mesafeye fırlatıyoruz.
Neden bazı anlar, fırından yeni çıkmış bir umut gibiyken, aniden bir tezgahta unutulmuş o soğumuş poğaçanın hüzünlü yağına dönüşür? Neden ışık hızı saniyede üç yüz bin kilometreyken, hayal kırıklığı kalbe ondan çok daha hızlı varır?
Bu bölüm; doğru zamanda yanlış yerde olanların, "ben size aşık oldum hanımefendi" cümlesini bir karadeliğin ağzına fırlatanların ve nezaketin en müptezel haliyle, yani bir "özür" ile kapı dışarı edilenlerin hikayesidir. Bir veda değil, bir eksilme provasıdır.
Elinizde sönmeye yüz tutmuş bir çakmak taşı, ruhunuzda paslı bir çivi ve kulağınızda bir parça Tom Waits tınısı varsa; doğru koordinattasınız. Ya da belki de her şey için çok geçtir.
Temalar:
Entropi ve Soğumuş Poğaçaların Ontolojisi
Heisenberg Belirsizliği ve Klinik Mesafeler
Knidos Rüzgarı ve İletişimsizliğin Akustiği
"Gönlünce Olsun" Cümlesinin Anatomik İncelemesi
Müzik: Muddy Waters, Tom Waits, Pink Floyd ve duyulmayan o son hıçkırık.
Geceyi simetrik bölün. Bir yarısı sizin olsun, diğeri zaten karanlığın.