Couverture de Değer Yaratmanın Formülü

Değer Yaratmanın Formülü

Değer Yaratmanın Formülü

De : Mete Yurtsever
Écouter gratuitement

À propos de ce contenu audio

Bu podcast şirketlerin değer yaratmasının çalışan ve müşterilerine insan odaklı yaklaşmalarıyla mümkün olacağını, tasarım odaklı düşünme, davranış psikolojisi, inovasyon ve yaratıcılık alanında uzman yerli ve yabancı, profesyonel ve akademisyenlerin görüşleri ışığında ele alıyor. 📧 mete@innolabz.ist👨‍💼 linkedin.com/in/meteyurtsever© 2023 Değer Yaratmanın Formülü Développement personnel Economie Marketing et ventes Réussite personnelle Science Sciences sociales
Les membres Amazon Prime bénéficient automatiquement de 2 livres audio offerts chez Audible.

Vous êtes membre Amazon Prime ?

Bénéficiez automatiquement de 2 livres audio offerts.
Bonne écoute !
    Épisodes
    • der ya Kitap Kulübü ile Çoğu İnsan İyidir
      Feb 2 2026

      Kitap kulübümüzün 60'ıncı buluşmasında Rutger Bregman'ın "Çoğu İnsan İyidir" adlı kitabını konuştuk.

      Bu arada 60 buluşma tam 5 yıl yapıyor. Dile kolay, kitap kulübümüz altıncı yaşına bastı, daha nicelerine diyorum, birlikte olduğumuz tüm üyelerimize teşekkür ediyorum.

      Hollandalı tarihçi ve gazeteci Rutger Bregman'ın bu kitabı (orijinal adı Humankind: A Hopeful History), insan doğasına dair yaygın kabulleri kökten sorgulayan cesur bir çalışma. Yazar, Stanford Hapishane Deneyi, Sineklerin Tanrısı ve Paskalya Adası gibi meşhur örneklerin aslında bize yanlış anlatıldığını belgeleyerek, insanın özünde kötü olduğu varsayımının manipüle edilmiş bir kurgu olduğunu savunuyor. Kitap, kriz anlarında insanların dayanışma içinde hareket ettiğini gösteren gerçek hikayeler ve bilimsel araştırmalarla iddiasını destekliyor. Kitabın kapak yazılarında Harari’nin bile “İnsanlığı yepyeni bir perspektiften görmemi sağladı” sözü yer alıyor.

      Bregman’a göre bu "kötülük" anlatısı, insanların kendi başlarına düzen kuramayacağı inancını pekiştirerek merkezi otoriteyi, hiyerarşiyi ve katı kontrol mekanizmalarını meşrulaştırmak için bilinçli bir kurgu olarak kullanılır. Özünde bu manipülasyon, toplumsal bir güvensizlik ortamı yaratarak bizleri daha kolay yönetilebilir ve otoriteye muhtaç özneler haline getirmeyi amaçlar.

      Kitap bizde derin bir heyecan yarattı. Bir yandan, yıllardır referans gösterdiğimiz bilimsel çalışmaların aslında manipüle edilmiş olabileceğini görmek sarsıcıydı. Bazılarımız kitabı fazla iyimser buldu; Türkiye'deki düşük güven ortamında ve adalet sisteminin yetersiz kaldığı bir coğrafyada yazarın bu anlayışla mücadele yaklaşımının ne kadar gerçekçi olduğunu sorguladık. Öte yandan maruz kaldığımız medya ve politik ortamın bizleri olumsuzluğa ittiğini fark ettik, belki de bu nedenle böyle bir bakış açısına ihtiyacımız olduğunu düşündük.

      Grup olarak sanırım şu noktada hemfikiriz: İnsanın iyi mi kötü mü olduğunu test edecek bir ölçüm aracımız yok, dolayısıyla bu bir tercih meselesi. Bağlamın son derece önemli olduğunu, koşullar iyileştirildiğinde kötülüğün minimize edilebileceğini, ama bunun için ciddi bir hak ve adalet sistemine ihtiyaç duyulduğunu konuştuk. Sonuçta, hayatı anlamlı kılmak için bir şeyler seçmeliyiz; bazılarımız yaşama tutunmak için "çoğu insan iyidir" önermesini seçmeyi tercih ediyoruz.

      Ben kendi adıma, insanlara verdiğim krediyi 100'den başlatıp geriye geldiğimi söyleyebilirim. Bunun beni sıkıntıya düşürdüğü durumlar da çok oldu, ama bu benim hayat görüşüme daha yakın, bu kitapta da bu seçimi görmekten memnun oldum.

      Bu bölümde görüşlerine yer verebildiğim arkadaşlarım sırasıyla: (03:20) Feyza Demir, (07:55) Yasemin Karakaya, (12:07) Mürsel Çavuş, (16:06) Bengü İlhan, (17:42) Bahadır Balibaşa, (20:10) Öngün Şumnulu, (23:49) Aycan Acar Şahin, (27:03) Ekin Akkol, (30:30) Mete Yurtsever, (31:38) Ebru Başaran, (35:15) Suat Soy, (37:03) Feyza Demir, (41:47) Cem Çağatay Karaali, (44:07) Bahadır Balibaşa, (48:39) Yasemin Karakaya, (50:41) Öngün Şumnulu

      Support the show

      Afficher plus Afficher moins
      54 min
    • Doç. Dr. Gonca Yıldırım Öge ile Bir Expat'ın "Marka Pusulası"
      Jan 26 2026

      Bu bölümün konuğu benim. Ev sahibi ise İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Reklamcılık Bölümü Başkanı Doç. Dr. Gonca Yıldırım Öge. Ben aslında Marka Konseyi ile birlikte düzenledikleri YouTuba’da yayınlanan Marka Pusulası serisinin dokuzuncu bölümüne konuk olmuştum. Bu günlerde bu söyleşi video olarak da Reklamcılık Bölümü’nün resmi kanalında yayınlanacak.

      Gonca Hoca, yurt dışında marka yönetmek üstüne bir söyleşi gerçekleştirelim deyince pek fazla paylaşım yapmadığım bir konu olduğu için de memnuniyetle kabul ettim. Yine bu nedenle kendi podcastimde yer vermek istedim.

      Bu bölümde neler mi konuştuk? Birkaç örnek verebilirim.

      "Marka" ve pazarlama kavramlarına yönelik yerel ve benim tecrübe ettiğim 5 ülkedeki bakış açısı farkları.

      Bir expat olarak yabancı uluslardan ekiplerle birlikte, ülkelerin sosyo-kültürel, ekonomik ve siyasi dinamiklerini yönetmenin zorlukları ve bu süreçteki dengeler.

      Uluslararası pazarda yer almak için gereken içsel hazırlıklar, değer önerisinin farklı pazarlarda yeniden konumlandırılması.

      Yurt dışına açılırken kültürel kimliği vurgulama veya global duruş benimseme arasındaki seçim.

      Türk markalarının başarısı önündeki engeller, küreselleşme yolunda zorluk yaşayan markalardan çıkarılacak dersler ve global başarı potansiyeli yüksek sektörler.

      Daha bir çok konuda naçizane görüşlerimi paylaştım, Gonca Hoca’nın değerli sorularını yanıtlamaya gayret ettim. Umarım sadece marka yöneticileri için değil, dünyaya açılma hayali kuran her girişimci için faydalanacağınız bir söyleşi olmuştur.

      Support the show

      Afficher plus Afficher moins
      47 min
    • der ya Sinema Kulübü ile Duyguların Rengi
      Jan 19 2026

      Sinema kulübümüzün 27inci buluşmasında, yönetmenliğini Tate Taylor'ın yaptığı, başrollerinde Viola Davis, Emma Stone ve Octavia Spencer'ın oynadığı 2011 yapımı dilimize “Duyguların Rengi” olarak çevrilen "The Help" adlı filmi konuştuk.

      Film, 1960'ların başında Mississippi'de geçiyor ve beyaz ailelerin evlerinde çalışan siyahi hizmetçilerin hikâyelerini genç bir gazeteci adayının kaleme almasını anlatıyor. Kathryn Stockett'in aynı adlı romanından uyarlanan yapım, gündelik hayatta normalleşen ırkçılığı ve sessiz kalmanın bedelini mercek altına alıyor.

      Film üzerinden ABD'de kölelikten Jim Crow yasalarına, Rosa Parks'tan Martin Luther King'e, Kennedy suikastından 1964 Sivil Haklar Yasası'na uzanan tarihi yolculuğu da sizin için özetledim. Kuzey-Güney arasındaki ırkçılık farklarını, ekonomik çıkarların bu sistemi nasıl beslediğini ve değişimin ne kadar meşakkatli olduğunu merak edenler için paylaştım.

      Hidden Figures ve Green Book gibi filmlerle birlikte düşündüğümüzde ortaya çıkan tablo çarpıcı: Değişim bireysel cesaretle başlar ama ancak toplu hareketle gerçekleşir.

      Bu bölümde görüşlerine yer verdiğim arkadaşlarım (07:15) Ferhan Koca, (08:49) Uğur İyidoğan, (10:24) Suat Soy, (11:08) Mete Yurtsever, (11:58) Canan Ataç, (13:55) Mete Yurtsever

      Support the show

      Afficher plus Afficher moins
      17 min
    Aucun commentaire pour le moment