Couverture de Anadolu'da Tasavvuf

Anadolu'da Tasavvuf

Anadolu'da Medeniyetin Hikayesi 10

Aperçu
Offre à durée limitée

3 mois d'Audible Standard gratuits

3 mois pour 0,00 €/mois, puis 5,99 €/mois. Possibilité de résilier chaque mois.
Essayez pour 0,00 €/mois
L'offre prend fin le 15 Juillet 2026 à 23 h 59.
Plus d'options d'achat

Anadolu'da Tasavvuf

De : Prof. Dr. Ahmet Yaşar Ocak
Lu par : Mehmet Atay
Essayez pour 0,00 €/mois

3 mois pour 0,99 €/mois, puis 5,99 €/mois. Possibilité de résilier chaque mois. Offre valable jusqu'au 15 juillet 2026 à 23 h 59.

Acheter pour 5,89 €

Acheter pour 5,89 €

Anadolu'da Medeniyetin Hikayesi serisinin yeni bölümlerinden bildirim yoluyla haberdar olmak için seriyi takip etmeyi lütfen unutmayın.

İslâm tasavvufu çerçevesinde, Anadolu’da en yaygın ve en çok müridi bulunan tarikatlar, 12’nci yüzyıl sonunda Irak’ta kurulup Hindistan, Türkistan, Çin, Magrib’e kadar yayılmış bulunan Kadiriye, 13’üncü yüzyıl Anadolu’sunda merkezileşmiş Mevleviye, 14’üncü yüzyılda Yeseviye’nin bir kolu olarak kurulup Arnavutluk’ta da yayılmış bulunan Bektaşiye ve bir Türkistan tarikatı olmakla birlikte Hindistan, Türkistan, Çin, Malezya’ya kadar uzanan Nakşibendiye'dir. Tarikatlar başlangıçta, şeriatı tam anlamı ile uygulayarak ilahî gerçeğe, Tanrıya varmak için ruhun takip ettiği yol olarak, Kur’an esaslarına dayanan duaları tekrar etmek suretiyle daha çok teorik ve ideal bir usulü göstermek amacıyla kurulmuşlardı. Fakat sonraları Kadiriye ve Nakşibendiye bir ifade biçimi olarak müzik toplantılarından vazgeçtiler. Mevleviye ve Bektaşiye Semâ ve Semah ritüellerinde müzik ve dansı ayin unsurları olarak kullanmaya devam ettiler. Anadolu’da ve Rumeli'de (Balkanlarda) yaygınlaşan tarikatlar sosyal ve ekonomik alanlarda etkin olmuş, hattâ ahîler fütüvvet adabını uygulayarak güvenlik ve asayiş konusunda bile sorumluluklar yüklenmiştir. Türkler bu ülkeleri kılıçla fethetmeden önce, manevî yönde yaptıkları etkinliklerle fethi kolaylaştırmaya imkân da sağlamışlardır.

Bu felsefe Anadolu toprakları üzerinde binlerce yıldan beri yaşamış bulunan uygarlıkların hepsinin vârisi olarak biçime, kalıba, dış görünüşe değil, öze ve insancıl değerlere özen göstermiş, bağnazlığı ve yobazlığı reddetmiş, temelinde insanı akıl, sevgi ve ruh üçgeni olarak tanımlamıştır.

©2015 Fikret Nesip Üçcan (P)2023 Sesle Kitap
adbl_web_anon_alc_button_suppression_t1
Aucun commentaire pour le moment