"Merhaba, ben Sam. Neden beni bulmanız bu kadar uzun sürdü?"
1977 New York... Şehir tarihinin en sıcak ve en kanlı yazını yaşıyor. Sokaklar boş, pencereler kapalı. Karanlığın içinden çıkan .44 kalibrelik bir namlu, kurbanlarını rastgele seçiyor ve polise alaycı mektuplar bırakıyor: "Ben Sam'in Oğlu'yum."
Peki, koca bir eyaleti eve hapseden bu canavarı durduran neydi? Üstün bir polis zekası mı, yoksa tarihin en absürt tesadüfü mü?
Bu bölümde, David Berkowitz'in (Son of Sam) kan donduran hikayesini, polisi parmağında oynatan narsist zekasını ve o meşhur "köpek" itiraflarının ardındaki gerçekleri inceliyoruz. Ama hepsinden önemlisi; binlerce polisin yapamadığını, bir yangın musluğunun önündeki 35 dolarlık bir park cezasının nasıl başardığını sorguluyoruz.
Çünkü her katil bir iz bırakır ve bizim mottomuz bellidir: Kusursuz Suç Yoktur.
Bu bölümde neler var?
David Berkowitz’in profil analizi: Dahi mi, yoksa sadece şanslı mı?
New York’u felç eden korku iklimi ve polisin büyük hataları.
"Sam" aslında kimdi? Köpek hikayesinin ardındaki trajikomik gerçek.
Bir imparatorluğu yıkan küçük sarı kağıt: Park cezası operasyonu.
Sizce Berkowitz yakalanmasaydı durur muydu? Yoksa sistem onu kendi elleriyle mi efsaneleştirdi? Yorumlarda tartışalım.
Gözünüzü açık tutun, çünkü en karanlık gece bile küçük bir hatanın ışığıyla aydınlanmaya mahkumdur.
#SonOfSam #DavidBerkowitz #TrueCrime #KusursuzSuçYoktur #Belgesel #SuçDosyası #KriminalAnaliz #New York #Podcast #SeriKatiller