Couverture de Sadakatin Gölgesi - Kapıdan İçeri

Sadakatin Gölgesi - Kapıdan İçeri

İnancın, devletin gölgesinde kaldığı bir ömür

Aperçu

Bénéficiez gratuitement de Standard pendant 30 jours

5,99 €/mois après la période d’essai. Annulation possible à tout moment
Essayez pour 0,00 €
Plus d'options d'achat

Sadakatin Gölgesi - Kapıdan İçeri

De : Mustafa Yılmaz
Lu par : Mustafa Yılmaz
Essayez pour 0,00 €

Renouvellement automatique à 5,99 €/mois après 30 jours. Annulation possible chaque mois.

Acheter pour 6,29 €

Acheter pour 6,29 €

On beş yaşında bir çocuk, babasının terli avucunu sımsıkı kavramış, bir askeri okulun nizamiye kapısına doğru yürüyor. Babası terzi — elleri nasır bağlamış, sırtı eğile eğile bükülmüş ama bir kez olsun şikâyet etmemiş bir adam. Annesi, dünyası birkaç sokak ve üç nesneden ibaret bir kadın: hamurla sevgisini, mendille endişesini, tespihle umudunu anlatır. Ankara'nın Altındağ ilçesinden, ezan sesiyle uyanan dar sokaklardan gelen bu aile, çocuklarını devletin en görkemli kapılarından birinin önüne getirmiştir. Ama o kapıdan geçmenin ağır bir bedeli vardır ve o bedel, bu ailenin sahip olduğu en değerli şeydir: kim olduklarını.

"Kapıdan İçeri", işte bu kapının önünde başlıyor. Bir çocuk mülakatta doğruyu söylediği için geri çevrilir; yıllar sonra aynı kapıya döndüğünde, bu kez yalan söyleyerek geçer. Ama geçtiği anda kaybettiği şeyin ağırlığını henüz bilmemektedir. O kapının ardında yepyeni bir kamuflaj hayatı beklemektedir: namazını gözleriyle kılmak, duasını sessizleştirmek, inancını üniformanın altına gömmek. "Kamuflaj" burada askeri bir terim değil, bir varoluş biçimidir — kendini saklayarak yaşamak zorunda kalan bir insanın, zamanla "gerçek ben" ile "gizli ben" arasındaki sınırı yitirmesinin hikâyesi.

Mustafa Yılmaz, Türkiye'nin 1990'lardan 2016'ya uzanan en sancılı çeyrek yüzyılını büyük tarihsel analizlerle değil, bir mutfak masasının yakınlığıyla anlatıyor. Kütüphanede kelimesiz kurulan bir aşk var bu romanda: iki insan arasında parmakların bir kitap sayfasında birbirine yaklaşmasıyla başlayan, "çay" kelimesinin "seni düşünüyorum" anlamına geldiği özel bir dil. Rafında Darwin'le Gazali'yi yan yana koyan bir hocanın cesareti var; "düşünmeyi öğret, ezberi değil" diyen, kapıları kilitlemeyi reddeden bir eğitimcinin portresi. Üniversitede başörtüsünü çıkarmak zorunda kalan bir kadının "Sadece kendim olarak görünmek istiyorum" feryadı var — yalnızca bir kadının değil, bir kuşağın varoluşsal çığlığı.
Fiction Vie de famille
adbl_web_anon_alc_button_suppression_t1
Aucun commentaire pour le moment