• Bölüm 18 • 🎙️ Sel
    18 Oct 2026

    14 Ekim 2026 günü yağan yağmur, İstanbul’da kısa zamanda sel ve taşkına dönüştü, 3 kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Hala akıbeti bilinmeyen insanlar var.


    Bu bölümde, selde can kaybı yaşanan üç bölgeye;

    Ayazağa'da Dereboyu Caddesi, Kağıthane'de Sadabad ve Fatih'te Çukurbostan’a, yer isimleri, planlama ve yapılaşma geçmişlerine bakıyoruz. Bir de aslında istersek neler olabileceğine.


    Bu bölümü, selde hayatını kaybeden üç kişi ve bugün açıklanan bilgiye göre, henüz bulunamamış olan beş kişiye ithaf ediyorum 🌿


    🎧 Şehir Defteri'ni Musebirds ve Şehir Defteri podcast hesaplarında dinleyebilirsiniz.


    @musebirdsmedia


    #ŞehirDefteri

    #Sel

    #Yağmur

    #MuseBirdsMedia

    Show more Show less
    22 min
  • Bölüm 17 • 🎙️ Cetvel kimin elinde?
    11 Oct 2026

    Bu bölüm, yeni komşumuza bir hoşgeldin hediyesi. Yeni komşumuz, A-Normal Radyo. Normalin, normalliğin, sağlamcılığın ipliğini pazara çıkarmak için yola çıkan bu radyonun temel sorusunu, kendi defterime taşıyorum bugün: “Beden yerine sistem, insan yerine kaldırım bozuk olabilir mi?”


    Leonardo’nun Vitruvius Adamı’ndan Frida Kahlo'nun aynasına, merdiven basamaklarını sayan bir teyzeden ATM’den para çekmekte zorlanan bir bedene, cetvelin izini sürüyoruz.


    A-Normal Radyo, hoş geldin. Yolun açık, soluğun ferah olsun. Bölümün sonundaki müzikle, doğrudan A-Normal Radyo’ya bağlanıyoruz. 📻


    🎧 Şehir Defteri'ni Musebirds ve Şehir Defteri podcast hesaplarında dinleyebilirsiniz.


    @anormalradyo, @musebirdsmedia


    #ŞehirDefteri

    #ANormalRadyo

    #Erişilebilirlik

    #ANormal

    #MuseBirdsMedia

    Show more Show less
    10 min
  • Bölüm 1​6 • 💬 ​D​elik kozanın müjdesi •​ Emel Duman
    4 Oct 2026

    Bazı şeyleri öğreniriz, bazılarını hatırlarız, bazen uyuduğumuzu ancak uyanınca fark ederiz. Üzerine toprak atılmış ​bir bilgiyi oradan bulup çıkarma ihtiyacı nasıl oluşur zihnimizde, bedenimizde​, elimizde?​ Her nevi cana reva görülenin içimize sinmeyişi mi ayırır bizi, ötekinden? Öldürmeden yaşamanın mümkün olduğunu farkedince bir defa,​ nasıl gelir insanın aklına öldürmek yeniden? Sabahları selamlaştığımız gül ağacı, boyu bizi çoktan geçse de gökgürültüsünden korkunca sesi incelip masanın altına saklanan sokak köpeği, her gün yanından geçerken durup sarılmazsak hatrı kalan ağaç, şehre inat parlayan gelincik, bir de klasik müziğe eşlik eden, dut yapraklarıyla yükselen ipek böceği senfonisi. Cenneti ötede aramaya, ya da başkalarının cennetine özenmeye gerek olmayan yerdeyiz bu bölümde. Defne Apollon İpekçilik'te Emel Duman'a, "barış ipeği"ne, "Hatay sarısı"na kulak veriyoruz. Ve kozasını delen ipek böceği kanatlarını açarken fısıldıyor yavaşça; "Giden Antakya ipekböcekleriyle geri gelecek."


    🎧 Tuğçe Tezer'le Şehir Defteri'nin bu son bölümü ve önceki tüm bölümleri, Tuğçe Tezer'le Şehir Defteri ve Musebirds'ün tüm podcast platformlarında.


    #ŞehirDefteri

    #​E​melDuman

    #​İpekBöceği

    #​HataySarısı

    #Antakya

    Show more Show less
    59 min
  • Bölüm 15 • 🎙️ Sessizlik kimin hakkı?
    27 Sep 2026

    Geçen sabah pencereyi açıp biraz dinledim. O kadar çok ses vardı ki… Peki hangisini ben seçtim? Hiçbirini.

    Gölgeden sonra bu hafta sessizliği konuşuyoruz. Sessizliğin de bir coğrafyası var ve herkese eşit dağılmıyor. Ama her ses gürültü değil; bazıları bir şehrin hafızası. Antakya'da ise hem fazla sessizliğe hem hiç sessizlik olmamasına tanık oldum.

    Bu hafta siz de bir dakika durun ve sadece dinleyin.

    Hangi sesi özlerdiniz, hangisinden kaçmak isterdiniz?

    🎧 Tuğçe Tezer'le Şehir Defteri'nin bu son bölümü ve önceki tüm bölümleri, Tuğçe Tezer'le Şehir Defteri ve Musebirds'ün tüm podcast platformlarında.

    #ŞehirDefteri

    #sessizlik

    #sespeyzajı

    #Antakya

    Show more Show less
    9 min
  • Bölüm 14 • 🎙️ Köpekler Sokaktan Silinirken
    20 Sep 2026

    Mahalledeki köşe başını, pazar yerinin gölgesini, cami avlusunu, sahilde akşam yürüyüşünü düşünün. Orada yıllardır tanıdığınız bir köpek vardı ve bir süredir orada yok. Bu bölümde, Günaydın Antakya'dan arkadaşım Kaan Emek'le beraber, 2 Ağustos 2024'te yürürlüğe giren 7527 sayılı yasanın ikinci yılında, sokaktan eksilenleri konuşuyoruz.


    Resmî dil bir sayım dizisi: toplanma oranı Mayıs'ta yüzde 80'den Ağustos'ta yüzde 96,5'e, Eylül'de ise yüzde 99,2'ye çıkıyor. Ama bir milyonu aşkın köpek evi bildiği sokaklardan toplanırken, barınak kapasitesi bunun ancak üçte biri. Veteriner hekimlerin sorusu ise hâlâ yanıtsız: Kaç hayvan toplandı değil, toplanan hayvanların kaçı hayatta?


    Sayılara indirgenen canlardan, şiddetin bir olaydan çok içinde yaşadığımız bir atmosfere dönüşmesine, seyirciliğe zorlanan bir toplumun adalet duygusundaki kırılmaya uzanıyoruz. Bir yandan da sokak hayvanlarına bakım veren, onları isimleriyle tanıyan, idare toplarken saklayan mahalleleri, mamaya bölünen emekli maaşını konuşuyoruz.


    Tuğçe Tezer'le Şehir Defteri'nde bu hafta, yüzyıllardır köpeklerle paylaştığımız kaldırımın başındayız. Dört Ayaklı Şehir'e ve Can Yoldaşını Yaşat kampanyasına selam ve sevgiyle 🐾

    Show more Show less
    28 min
  • Bölüm 13 • 🎙️ Gölgeler uzarken
    13 Sep 2026

    Eylül'ün ilk günlerinde, sokakta yürürken havanın kokusunun değiştiğini fark ettiğiniz o anı hatırlıyor musunuz? Bu bölümde, yazın o donmuş zamanının nasıl birdenbire kırıldığını, kentin ışığının, gölgesinin ve rüzgârının nasıl yön değiştirdiğini konuşuyoruz.

    Henri Lefebvre'in "ritmanaliz" kavramından hareketle, bir kentte sürekli çarpışan iki ritmin peşine düşüyoruz: doğanın döngüsel, sakinleştirici ritmi ile kentin çizgisel, hızlandıran ritmi. Yazın sıcağından kaçtığımız bir yer olan sokak yeniden nasıl yürünebilir bir kamusal mekâna dönüşüyor, okulların açılıması ve mesainin geri dönüşüyle bedenimiz bu "aritmi"yi nasıl yaşıyor, anlamaya çalışıyoruz.

    Tuğçe Tezer'le Şehir Defteri'nde bu hafta yine serin bir ağacın gölgesinde, gölgelerin uzadığı eşikteyiz 🍂

    Show more Show less
    6 min
  • Bölüm 12 • 🎙️ Gölge kimin hakkı?
    6 Sep 2026

    Öğlenin en sıcak saatinde, kaldırımın karşısındaki daracık gölgeye sığınmaya çalıştığınız o anı hatırlıyor musunuz? Bu bölümde, kentin sokaklarında giderek azalan bir şeyin peşine düşüyoruz: Gölge.


    Sıcak havanın gündelik hayatımızda neye karşılık geldiğini, kentin bedenimizi nasıl ağırladığını ya da ağırlayamadığını, "kentsel ısı adası" denen soyut kavramın sokak seviyesinde nasıl sınıfsal bir adaletsizliğe dönüştüğünü konuşuyoruz. Serinlik giderek parayla satın alınan bir imtiyaza dönüşürken, gölgeyi yeniden kamusal bir müşterek olarak nasıl kurabileceğimizi tartışıyoruz.


    Tuğçe Tezer'le Şehir Defteri, uzun sayılır bir aradan sonra yeniden sizlerle 🌿


    Şehir Defteri'nin bu sayfasını, geçtiğimiz ay kaybettiğimiz güzel arkadaşım, meslektaşım Müge Yorgancı Ozar'a ithaf ediyorum. Onun da bir yerlerde, kendi defterine notlar düştüğünü bilerek 🫂

    Show more Show less
    8 min
  • 11. Şehir bizi korur mu? 🎙️
    14 Mar 2026
    1. Akşam hava kararır. Metrodan inip de evimize giderken o son adımları arkamıza bakarak, başımıza bir şey gelmesinden endişelenerek, ya da telefonla konuşur gibi davranarak yürürüz. Adımlar hızlı, sokaklar tenha, etraf karanlık. Üstelik bunu her gün yapan bir sürü kadından yalnızca biriyiz. Bu sokakta bir kadın, gecenin herhangi bir saatinde, hiçbir korku duymadan özgürce yürüyebilir mi, sorusuna “evet” yanıtını verdiğimiz gün, kadınları gören, gözeten bir şehirden bahsetmeye başlayabiliriz. Gelin şimdi beraber soralım: Şehir bizi korur mu?


    🌎 Çevir dünyayı tersine, dönsün, dönsün

    Seni dövemez, dizini dövsün, dövsün

    Kız kardeşlerin sesini duysun, duysun

    Kadınlar sokaklara dökülsün


    Bundan böyle duramam ben evde

    Sokağa, özgürleşmeye


    Dünya yerinden oynar

    Dünya yerinden oynar

    kadınlar özgür olsa

    kadınlar, özgür olsa 🪄


    🔗 Tuğçe Tezer’le Şehir Defteri’nin tüm bölümlerini @musebirdsmedia ve @tt_sehirdefteri podcast ve youtube hesaplarından dinleyebilirsiniz.

    Show more Show less
    9 min